ANA (Yatay) MENÜ

Öneri > Ev Alacak-Yaptıracaklar İçin

Buradaki önerilerim, geleneksel konut binalarını kapsamakla birlikte tecrübe ve teknik bilgimin özeti olup istatiksel olarak aksini söylemek zordur. Her ne kadar mimarlar farklı düşünse de bina tasarımında "öncelik sırasına göre" amaçların işlevsel, yeteri kadar sağlam, ekonomik ve estetik olması gerektiği kanaatindeyim.  

1) Zemin katı dükkan/depo olan ev tercih etmeyin.
Dükkan sahibinin bahçeyi sahiplenmesi kuvvetle muhtemel olup dükkandaki duvar sayısının az ve dükkanın yüksek olması binanın deprem davranışı açısından (B1 / B2 tipi düzensiz binadır) olumsuzdur; bedeli proje ve imalat aşamasında ödenmez ise deprem yıkım getirir.  

2) Site içi ya da daire sayısı çok olan binalardan daire tercih etmeyin.
İnsan sayısı arttıkça sorunlar mutlaka artar. Kat sayısının artması ile zorunlu hale gelen asansör, fiziksel sağlık sorunu olmayanlar için kötü alışkanlık haline gelir.

3) İkinci el daire alırken inşaat ruhsat tarihinin 2002 ve sonrası olmasına dikkat edin
2002 ve sonrası inş. ruhsatı alıp yapımına başlanılmış binalar, en azından hazır beton ve nervürlü çelik ile imal edilmiş olup projelendirme ve uygulama hataları olsa dahi deprem durumunda istatiksel olarak daha dayanıklıdır. Binanın yaşı ile sorun sayısı doğru orantılıdır.

4) Yapı kullanma izni olmayan ya da ipotekli hazır ev almayın.

Hazır daire almadan önce varsa kat mülkiyeti tapusunu, yoksa yapı kullanma iznini görün. İpotek durumunu sorgulayın. Bina, yeni yapılacak ise kat irtifakı tapusu üzerinize geçmeden kapora haricinde ödeme; yapı kullanma izni alınmadan ve imalatlar tamamlanmadan paranın tamamını ödemeyin.

5) Evi ticari amacınız olmaksızın kendiniz yaptıracak iseniz; 
    a) Proje aşaması: İşin temelidir. Mimar ya da inş. mühendisi ile anlaşılır. Aceleye ya da ucuza getirilmemeli, en önemli aktör olan mimar ile sürekli irtibat halinde olunmalıdır. Banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlere kesinlikle düşük döşeme yaptırılmamalı; "modüler asma tavan" talep edilmelidir.  
   b) Usta seçimi: Çatı dahil sıva aşamasına kadar yapım işi "kaba inşaatçı"ya verilir. Bu aşamada "demirci" ekibi ile kaba inşaatçıdan bağımsız anlaşıp ücretini kendiniz ödeyin. 
     Elektrik ustaları kablo boru hatları ile kolon ve kirişlere ciddi hasar verip projeye aykırı malzeme seçimleri ile güvenliğinizi riske atabilir. Sıhhi tesisat işçiliğinde ise su kaçakları başınızı epey ağrıtır.
   İmalatlardaki kötü işçilik, proje ve malzeme yatırımını, hatta yapının güvenliğini ve ömrünü zarara uğratır. Yanlış ustalarla çalışmak proje ekibine ödenen bedelleri ziyan eder. Yapı denetim sistemi yeterli faydayı sağlayamaz. 
    c) Yalıtım : Binanın ömrü için su yalıtımından, konforunuz ve uzun vadeli ekonominiz için ısı yalıtımdan ödün vermeyin. En iyi ısı/ses yalıtımı, strafor olarak anılan malzeme ile değil "taş yünü" ile yapılır. Apartmanlarda mümkünse katlar arası ısı/ses yalıtımı yaptırın.   
    d) Duvar ve sıvalar : Proje aşamasında dayanım amacıyla dış duvarları mutlaka 20'lik yaptırın. Sandviç duvarı, imalat zorlukları (iç ve dış duvar bağlantıları) sebebiyle tercih etmeyin. Mümkünse  banyonun tüm duvarlarını ve ısıtılmayan merdiven dairesine bakan duvarları gazbeton ile ördürün.
    İç sıvalarda dayanım göz önüne alınarak kum ve çimento ile yapılan eski tip kara sıva öneririm. Alçı sıvada ısrarcı iseniz, sıvanın ilk katını (kaba sıva) mutlaka çimento ve kumla yapılmalıdır. 
    e) Sıhhi tesisat : Kalorifer ve mümkünse temiz su tesisatında mobil sistem dediğimiz esnek su borularının yerdeki şap içinde ve duvarlarda kılıf içerisinden gittiği, kolayca yenilenebilen su tesisatı tercih edilmelidir. Uzun veya 90 cm. yüksekliğindeki kalorifer radyatörlerinde sıcak su girişi üstten yapılmalıdır.   
   f) Elektrik tesisatı : Doğru proje ekibi, eşya yerleşimine göre prizlerin miktar ve konumlarını doğru kararlaştıracaktır. İmalat aşamasında çamaşır mak., fırın, bulaşık makinesinin bağlanacağı prizlerin bağlı olduğu sigortalar sadece ilgili 1 adet prize ait olmalıdır. Daire içi panoda aydınlatma sigortaları 10, diğerleri 16 amper olmalıdır. 
    g) Banyo ısıtması: Hava bacası var ise panjur yerine çift cam pvc doğrama öneririm. Kaloriferli bina banyolarında krom kaplı olan yerine ısı verimi daha yüksek ve uygun fiyatlı olan beyaz renk havlupan tercih edilmelidir. Aynı dış ölçüdeki iki farklı havlupan radyatörde bulunan boru miktarı ile kalite doğru orantılıdır.

6) Dairenizin bulunduğu binayı, cami, okul, halı saha vs. yapılara çok yakın tercih etmeyin.

7) Kaloriferli ve küçük odalı dairelerde yerden ısıtma sistemi çözüm olabilir.
Kaloriferli dairelerde radyatörlerin önünün eşya vs.ile kapatılması ısı verimi düşürdüğünden küçük odalarda mobilya yerleşimi sorun olabilir. Diğer bir çözüm yolu ise genellikle 60 cm. yüksekliğinde olan radyatörler yerine hesabı yapılıp 90 cm. yüksekliğinde ve daha az genişlikte, eş ısı değerlerine sahip radyatör kullanmaktır.

8) Dairenize ait depo vb. mahal olmasına önem verin.
Evlerde mutlaka depo, kiler vs. ihtiyacı vardır. Apartman dairelerinde genellikle bodrum katlarda karşılanan bu ihtiyacın resmi (depo vs. eklentinin ruhsat eki mimari projede, sizin dairenize ait olduğu belirtilmelidir.) olup olmadığını da sorgulayın.

9) Kuyu ya da şebeke suyu arasındaki tercihiniz şebekeden yana olsun.
Kireçli kuyu suyu daha geç kaynar, çam.mak., kombi, çaydanlık, rezervuar iç takımlarını daha çabuk bozar, su kullanılan alanlarda, birçok kişi için önem arz eden kireç lekesi sorunu artar. Hidroforun kurulum/kullanım masrafı ile suyun periyodik tahlili ve atık su bedellerini de eklersek uzun vadede zararda olabilirsiniz. Belediyelerin şebeke suyu sağladığı yerleşimlerde kuyu suyu kullanımı, duyarsız toplumlarda su israfına sebebiyet verir.

10) Mutfak tezgahındaki eviyeyi, tezgah malzemesi ile aynı malzemeden/entegre tercih edin.
Tezgaha sonradan monte edilen hazır metal eviyelerde , kenarların tezgahtan yüksekte olması, su sesi, su lekesi vs. sorunlar can sıkıcı olabilir.

Eski binaların sağlamlığı konusunda,
"yapılırken gördüm; o kadar çok demir vardı ki beton zor giriyordu!"
"burada zemin sağlam; bir şey olmaz!"
"çivi bile zor çakılıyor!"
vs. söylemler, şehir efsanesi olmanın ötesine gidemez.

BLOG ARŞİVİ