Meydan Saatleri
★★☆☆☆
Yazar : Aziz Nesin
Yayınevi : Kemal Karatekin
| Aleyhisselam |
: |
Peygamberlerden biri anılırken "ona selam olsun" anlamına gelen bir saygı ifadesi |
| Angace (angaje) |
: |
Bağlamak, bağlanmak |
| Badem gözlü |
: |
Orta kısmı yuvarlık, kenarları yukarı doğru hafif çekik göz |
| Balotaj |
: |
Adaylardan hiçbirinin gerekli şartları sağlayamaması sebebiyle seçimin sonuçsuz kalması |
| Bariton |
: |
İkinci derece öneme sahip, tenor ve bas arasındaki erkek sesi |
| Beniadem |
: |
İnsan |
| Benibeşer |
: |
İnsan |
| Cemi cümleten |
: |
Hep birlikte, istisnasız herkes |
| Çepellemek |
: |
Mec. Bir işin içine hile girmesi, baş ağrıtacak detaylarla dolması |
| Çift dalmak |
: |
Genellikle eşli danslarda iki kişinin aynı anda yere diz vurması veya çömelmesi ile yaptığı ani dans figürü |
| Denk |
: |
Yatak, yorgan gibi eşyaların sarılıp bağlanmasıyla oluşan yük |
| Dirhem |
: |
~ 3,2 gr. lık eski ölçü birimi |
| Elhak |
: |
Hiç şüphesiz |
| Enfarktüs |
: |
Bir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü |
| Eşraf |
: |
Bir yerin zengin ve sözü geçen ileri gelenleri |
| Göz devirmek |
: |
Saçma ya da öfke uyandıran tutum karşısında kişinin gözlerini kapatmadan göz bebeklerini yukarı çevirmesi |
| Gubat |
: |
Kaba, biçimsiz, görgüsüz kimse |
| Güz |
: |
Sonbahar |
| Handiyse |
: |
Neredeyse |
| Hergele |
: |
Terbiyesiz, görgüsüz kimse |
| Hidayet |
: |
Doğru yol |
| Hürmet-i mahsusa |
: |
Bir şeye veya kimseye özel bir değer ve kutsiyet atfedilerek gösterilen derin saygı |
| Irz ehli |
: |
Namuslu, dürüst, güvenilir, ahlaklı kimse |
| İrişmek |
: |
Ulaşmak, yetişmek |
| İstim koymak |
: |
~Basınçlı buhar çıkarmak |
| Kamilen |
: |
Büsbütün, toptan |
| Karayel |
: |
Kuzeybatı rüzgarı |
| Katip |
: |
Sekreter |
| Klişeci |
: |
Baskıda kullanılmak amacıyla üzerine resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha olan "klişe" işi yapan kimse |
| Lain |
: |
Lanetli |
| Lodos |
: |
Güneyden veya güneybatıdan esen rüzgar |
| Lup |
: |
Bir tür büyüteç |
| Mahzun |
: |
Üzgün |
| Mehdi-i Resul |
: |
İslam inancına göre Muhammed peygamberin soyundan olup kıyamete yakın zamanda gelip dünyayı adaletle dolduracak ve İslam'ı ihya edecek kişi |
| Muştalamak |
: |
~Vurmak, yumruklamak |
| Muvafığ (muvafık) |
: |
Uygun |
| Mücellit |
: |
Ciltçi |
| Mürebbiye |
: |
Kendisine bir çocuğun eğitim ve bakımı verilmiş kadın |
| Müstakbel |
: |
İleri bir tarihte beklenen |
| Mütehassıs |
: |
Uzman |
| Neden Sonra |
: |
Aradan bir hayli zaman geçince |
| Parşömen |
: |
Yazı ve resim için özel hazırlanan deri |
| Paşazade |
: |
Mec.Rahatına düşkün |
| Poyraz |
: |
Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar |
| Ruy-i zemin |
: |
Yeryüzü |
| Sırım gibi |
: |
İnce yapılı ve güçlü |
| Şoson |
: |
Kumaş veya ince deriden, çoğunlukla düz topuklu, ayağı bütünüyle saran ayakkabı |
| Taşra |
: |
Bir ülkenin başkenti ya da önemli şehirleri dışındaki yerleşimleri |
| Tesallut |
: |
Birinin üzerinde zorla baskı kurmak, musallat olup rahatsız etmek |
| Teveccüh |
: |
Yakınlık duyma, hoşlanma, sevme |
| Tırpan atmak |
: |
Ayağın, yeri süpürürcesine geniş bir kavis çizerek savrulduğu dans figürü |
| Tümen |
: |
Onbin erden oluşan, tugaydan büyük, kolordudan küçük askeri birlik |
| Us |
: |
Akıl |
| Yıldız |
: |
Tam kuzeyden esen, kışın soğuk, yazın serinletici rüzgar |
| Zuhur etme |
: |
Ortaya çıkma, belirme |